İlk etapta Antalya’da gerçekleşen ve genç bir kadının hayatını kaybetmesine sebep olan miyom ameliyatı dikkat çekici ve karmaşık bir vaka olarak gündeme geldi. 4 yıl önce gerçekleşen bu operasyon, rahminde tespit edilen 33 milimetrelik tip iki miyom nedeniyle gerçekleştirildi. Ameliyat sırasında yaşanan olaylar ve ortaya çıkan raporlar, hem tıbbi hem de etik açıdan büyük tartışmalara yol açtı. Gülşah Gizem Angı’nın yaşanan olayın ardından, yaşadığı üzücü kayıp ve olayın detayları geniş çapta kamuoyunun gündeminde yer aldı.
Ameliyat sırasında kullanılan sıvı miktarının yasal sınırlar ve tıbbi standartlar doğrultusunda ayarlanmadığı ve bu durumun, hastanın sağlığını ciddi şekilde tehlikeye attığı söylentiler arasında yer aldı. Adli Tıp Kurumu’nun hazırladığı rapora göre, hastanın toplamda yaklaşık 24 litre sıvı alıp verdiği ve operasyonun sonunda vücut ağırlığının 58 kilodan 74 kiloya yükseldiği kayıtlara geçti. Bu dramatik kilo artışı, genel ödem ve su tutulumunun göstergesi olarak ortaya çıktı. Ayrıca, yapılan incelemeler, ameliyat sırasında oluşan sıvı açığının ve bunun hastanın ölümüne etkisinin, ilk başta öngörülenin oldukça üzerinde olduğunu ortaya koydu. Bu durum, ameliyat ekibinin dikkatli ve düzenli sıvı kontrolü yapması gerektiği halde, bunun ihmal edildiği veya yetersiz kalındığı endişelerini besledi.
Operasyon sırasında ortaya çıkan ve özellikle dikkat çekici detaylardan biri, kullanılan histeroskopi sisteminin resmi envanterde bulunmadığı ve bunun yerine demo amaçlı cihazların kullanıldığı iddiasıydı. Bu, hem cihazın güvenliği hem de tıbbi sorumluluk açısından ciddi bir sorun olarak ortaya çıktı. Ayrıca, ameliyatın yaklaşık 15-20 dakikasında serum ve sıvı akışındaki sorunların fark edilmesine rağmen, operasyonun devam etmesi ve anestezi ekibinin müdahale etmeyerek süreci sürdürmesi, hastanın durumu açısından büyük risk oluşturdu. Üst Kurul’un raporunda, anestezi ve cerrahi ekiplerin bu hatalı kararlarının, hastanın ölümünde önemli rol oynadığı açıklandı. Olayın ardından, açıklamalarda bulunan aile, kızlarının çok kısa sürede sağlıklı bir şekilde iyileşmesini beklerken, maalesef kaderin acı bir cilvesiyle genç kadını kaybetmiş olmalarının derin acısını yaşadıklarını dile getirdi. Bu vaka, tıp alanında hijyen, cihaz güvenliği ve klinik kararların önemi konusunda önemli dersler ve uyarılar içermektedir.
