Gayrimenkul sektöründe yenilikçi ve estetik projeleriyle öne çıkan DAP Gayrimenkul Geliştirme, sektörde fark yaratmaya devam ediyor. Emlak Konut güvencesi ve Dap vizyonu ile satışa sunduğu yeni projesi Ataşehir 173, finansman ve yaşam konseptlerinde devrim niteliğinde bir adım attı. Bu proje özellikle tasarrufa dayalı faizsiz finansman sistemi sayesinde, alıcıların kira öder gibi ev sahibi olmasını sağlayan yeni bir modelle dikkat çekiyor. Bu sayede, sektörde ilk kez kendi kendini ödeyen ev modeli hayata geçirilmiş oldu. Kampanyada, 60 ve 30 aylık sözleşmelerle, kefilsiz ve faizsiz finansman desteği sunuluyor ve peşinat oranı minimum yüzde 40 seviyesinde belirleniyor.
Proje ile birlikte uygulamaya konulan kontrollü ödeme planı, Emlak Katılım Tasarruf Finansman Şirketi aracılığıyla oluşturuldu. Bu plan çerçevesinde, kalan tutar iki eşit aşamada ödeniyor; ilk aşama 30 ay, ikinci aşama ise 60 aya bölünüyor. Bu sayede, ev sahibi olmak isteyen bireyler hem bütçelerini rahatça planlayabiliyor hem de faiz yükünden büyük ölçüde kurtulabiliyor. Modern ve sakin bir yaşam konseptiyle tasarlanan Ataşehir 173, az katlı yatay mimarisi, yeşil alanlara olan yakınlığı ve stratejik konumuyla dikkat çekiyor. Doğu ve Batı Ataşehir’in kesiştiği noktada yer almasıyla ulaşım kolaylığı sağlayan proje, şehir karmaşasından uzak, doğayla iç içe ve konforlu bir yaşam vaat ediyor.
Projenin tasarımında öne çıkan “Sessiz Lüks” konsepti, sakin ve zarif yaşam tarzını yansıtıyor. Çeşitli daire tipleriyle sunulan 1+1’den 3+1’e kadar seçenekler, bahçeli ve geniş balkonlu yapılarla donatılmış. Bu sayede, doğal yaşam alanları, iç mekanlara entegre edilerek aile yaşamını destekliyor. Yüzde 75 oranında yeşil alana sahip olan Ataşehir 173, sağlık ve sürdürülebilir yaşamı önceliklendiren “Sağlıklı Ev” konseptiyle de öne çıkıyor. Proje içerisindeki wellness alanları, kapalı yüzme havuzu, spor ve dinlenme bölümleriyle bedensel ve ruhsal dengeyi kurmaya imkan sağlıyor. Şehir içinde doğayla iç içe bir yaşamı mümkün kılan proje, İstanbul’un ikinci yakasındaki iki kıtayı bir araya getirerek ulaşımda da büyük avantajlar sunuyor.
